30 Aralık 2016 Cuma

Ondan Bundan || 2016 Yılında Okuduğum En İyi 5 Kitap

Eveetttt bir yılı daha arkamızda bırakıp, yeni bir 365' e hazırlanıyoruz. Yeni kitaplar alıp, yeni kitaplar okuduğumuz bol kitaplı ve bol bol barış bulunduran huzurlu bir yıl geçirmeniz dileğiyle hemen yazıma başlıyorum:




Bu yıl listemi en azından zamanında yayınlayabildiğim için .çok mutluyum. (Bu arada çerçeveye yazdığım yazı yanlış olmuş şu an fark ediyorum yaa ingilizceyi katlederek bitiriyorum yılımı :) )
Hemen listemdeki kitaplar hakkında kısaca görüş belirteyim:


(sıralama önemli değildir!!)

1. Son Söz Aşkın - Julia Quinn
 Evet Julia Quinn zaten sürekli adını duyduğum ve merak ettiğim bir yazardı ama hiç kitabını okumamıştım. Ki Son Söz Aşk kitabını elime alıp, arkasını okuyup aşık olana kadar. Arkadaşlar en kısa zamanda zaten yorumunu da yayınlicam ama siz beni beklemeden de direkt bulduğunuz yerde alın, okuyun bu kitabı. Beğenme garantisi benden ;)



2. İşgalci - Melissa Landers
Zaten ilk kitabı olan Yabancı yı yorumlayıp, çok beğendiğimi ifade etmiştim. Ama yazar kesinlikle beni bu devam kitabında da şaşırtmayıp kendine hayran bıraktı diyebilirim. Kurgudaki başarısını ikiye katlayıp, işin içine gizem de getirmiş bu kitapta benden söylemesi ;)



3. İskoçyalı' nın Kollarında
Adından da anlaşıldığı üzere benim tarihi aşk kurgularında en sevdiğim millet olan canım İskoçlardan bir kitap daha... Zaten yüksek bir beklentiyle okumaya başlamıştım ama beklenti bu kadar mı karşılanır. Kesinlikle en çok güldüğüm tarihi aşklardan hatta direk romanlardan biri. Bu kitabın ana erkek karakteri bana azıcık, miniminnacık soğuk gelsede, ana karakter olan Mairin ve yaz karakterler kesinlikle bunu telafi etmede oldukça başarılı. Daha hala okuyamamış olsam da serinin diğer kitaplarını bile öneririm o kadar yani ;)

27 Aralık 2016 Salı

Kitap Tanıtım/Yorum || Bıçak Sırtı (Mara Dyer Trilogy # 2) - Michelle Hodkin

Evettt okumak için resmen gün sayıp sonunda da okuduğum Michelle nin ikinci kitabı Bıçak Sırtı hakkındaki yorumlarıma hemen başlıyorum...

Baskı Tarihi: Eylül 2015
Sayfa Sayısı: 488 
Orijinal Adı: The Evolution of Mara Dyer 
Çeviri: Dilan Toplu 
Yayınevi: Pegasus Yayınları 
Kitabın Türü: Roman, Edebiyat, Korku-Gerilim


Mara Dyer bir zamanlar geçmişinden kaçabileceğini sanıyordu. Ama kaçamayacaktı. Sorunları kendi kafasında yarattığını düşünüyordu. Ama yanılıyordu. Yaşadığı onca şeyden sonra, sevdiği çocuğun artık sır saklayamayacağına inanıyordu. Ama aldanıyordu. Gerçekler ortaya çıkmaya ve seçimler ölümcül sonuçlar doğurmaya başladığında Mara bu karmaşadan aklını yitirmeden çıkmayı başarabilecek mi?

"Okuyucular hikâyenin gerçekçi ve muhteşem kahramanlarıyla kendinden geçecek, doğaüstü kurgusuna kendilerini kaptıracaklar."
-School Library Journal-

"Mara'nın ürpertici ve etkileyici hikâyesi bağımlılık yapıyor. Aynı zamanda şaşırtıcı derecede romantik ve karmaşık. Hodkin paranormal gençlik romanını tamamen kendine özgü bir seviyeye taşımış."
-Romantic Times-

"Yazarlığa yeni adım atan Hodkin tutkulu aşk hikâyesini paranormal gizemle bir araya getirerek okuyuculara yine ters köşe yaptırıyor. Okurlar, ilk kitaptaki gibi, psikologların sözlerine inanıp Mara'nın akıl sağlığından şüpheye düşecek, Noah'nın gerçek niyetini sorgulayacak ve serinin son kitabını dört gözle bekleyecek." 
-Booklist-

"Serinin bu ikinci kitabı, ilk kitapta ortaya çıkan bazı soruları yanıtlarken, okuyucuyu yepyeni sorular ve merak uyandırıcı bir sonla baş başa bırakıyor." 
-VOYA-

"Bu heyecanlı devam kitabında Hodkin okurlarını son sayfaya kadar merak içinde bırakarak entrika ve aldatmaca yüklü bir hikâye sunuyor. Hayranları yazarın ilk kitapta yarattığı dünyaya geri dönmenin coşkusuyla sonunu görmek için sabırsızlanacaklar."
-Children's Literature, Veronica Bartles-


Efendim öncelikle küçük yazarımız kendini bu kitapta kendini geliştirmiş mi yoksa iyice dibe mi vurmuş bundan bahsedeyim biraz. Bence Michelle kendini bu kitapta geliştirmemiş, çağ atlatmış ya resmen. Öncelikle bunun için yazarı buradan alkış yağmuruna tutuyorum...  

Sürekli olarak betimlemeye doyurma kısımları vardı ki bu çok tatmin edici olmuş bence, başka efsanevi kitaplardan yardım alınmış alıntılar ve içeriklerine değinilmiş olup, ilk kitaptaki gibi anlatım ve olay bakımdan da hiç masraftan kaçınmamış. O kadar çok gerilim dolu sahneler ve o kadar çok tuhaf olaylar oluşturmuş ki ben bittiğinde bittiğine inanamadım. Hazır anlatım kısmına değinmişken şunu da belirteyim kitapta en çok sevdiğim noktalardan biri de hafif çatlak kızımız Mara nın söyledikleriyle düşündükleri şeyler arasındaki tezatlık ve ne derse içinden onu yalanlayacak şeyler düşünüyor ki bu da insanı ayrı bir havaya sokuyor.... 
Kitapta dikkatimi çeken bir şey bi kısımda Mara af dilemek, izin istemekten daha kolaydır diye düşünüyor ve bu bana Hush Hush serisinin 3. kitabı Sessizlik te Patch in de aynı cümleyi kurduğunu hatırlattı direkt ve gülümseten bir faktör oldu benim için. Ayrıca kitapta okul da yaşanan bir kabus gibi olaylar vardı ki bu da Hush Hush ın ilk kitabıyla neredeyse aynıydı sadece daha mutsuz sonlu hali ama demek istediğim belli ki yazarımız da benim gibi Hush Hush ın büyüsünden çıkamamışlardan:):). İlk kitapta Mara ve Noah ın betimlemeleri çok yetersizdi ama bu kitapta onları avucumun içi gibi biliyorum artık dedirtti yazar, kutlarım onu:)

İçeriği kurcalarsak şöyle ki: birinci kitap kafamızda milyon soru bırakarak bitmişti ama bu kitap onların %95 ini cevaplayıp, yeni sorular oluşturarak bitiyor ki bu da yeni bir meraktan delirme durumuna yol açıyor. Mara nın anlatımı neden bilmiyorum ama bana bu türün genel anlatımından daha doğal ve olması gereken gibi geliyor. Belki de sebebi Mara insanlardan sakladığı şeyleri genelde iç dünyasında hapsediyor ve bunu da yalnızca okur biliyordur bu  olabilir :) Bunun dışında Noah bence bu kitapta resmen ayaklı gizemdi. Ben kitabın sonlarına kadar belki de bu çocuğun aslında kötü tarafta oynayıp, kızı kandırdığını düşündüm ama buna sebep olan sadece Noah ın gizemli davranışları değil, Mara nın ona gözü kapalı güvenmesiydi. Ama ne yapsın yavrucak ona inanan ve aynı durumda olan tek kişi Noah dı. Ayrıca Noah gibi ne diyeceğini, ne yapacağını çok iyi bilen, okuru heyecanlandıran karakterlere herkes güvenir. Zaten sonradan anlaşıldı ki Noah ın derdi meğerse kendini hissettiği hiçlik ve masumane aşkına engel olan durumlarmış ki ben o zaman kendi kendime dedim:  " Ya senin gibisi de mi var dünyada?? "

Noah yı -mümkün değil tabii ama- bir kenara bırakacak olursak, ilk kitap pimi şekilmiş bir bomba gibi bitmişti hatırlarsanız ve bu bomba tam olarak bu kitapta patladı bence. Jude yaşıyor inanabilir şey değil yaa. Bu kitapta sonlara kadar kendini göstermeden, uzaktan uzaktan baya bir varlığını hissettiren Jude gerçekten
de çok zekice hareket eden bir şekilde işlenmişti. Bunun yanında Jude un varlığını bir tek Noah ya bahsedebildiği için - çünkü ailesi ve herkes onu öldü diye biliyor ve bu durumda Mara yı deli gibi gösteriyor - biraz köşeye sıkışmışlık durumu vardı.

22 Aralık 2016 Perşembe

Duyuru ­­|| Bir Hayalperest : Gittim ve Döndüm -Geçen Zamanda Yazmak İstediklerimin Özeti-

Evet değerli okuyucular Hobbit 'ten esinlenerek atmış olduğum başlıktan da anlaşılacağı  üzere, sınavlar ve tercihler karmaşasından yeni azat oldum ve yorgunluk kahvemi içtikten sonra soluğu burada aldım. (Tamam belki bu kahveyi biraz fazla uzatarak içmiş olabilirim :p ) Kitaplarıma daha erken kavuştum ama artık fark etmeye başladım ki; kitap okumanın tadı, okuduktan sonra blog da paylaşacağın yorumun heyecanıyla birleşince apayrı oluyormuş. Ama neyse ki bu hasret bitti ve ben döndüm. Ama bu ayrılık sürecindeyken yazamadığım kursağımda kalan yazılar ve alışverişler vardı ben de onlar için bugünün hazırlığı olarak fotoğraflar çekmiştim. İsterseniz kısa başlıklar ve kısa içerikler halinde, benim gözümün kaldığı olayları paylaşalım -biraz liste kabarık olabilir ama bunu geçen zamanın bir özeti olarak düşünün ve sizde geçmişinizi hatırlamaya bakın- :














1. STARWARS Çılgınlığı
Eh, sınav seneme böyle bir film koymak mı? Güç Benimle Olsun ! Tabi tüm dünyayı sallayan bu çılgınlıktan bende kısmen nasibimi aldım ve lisanslı harika defterlerime kavuştum.


2. Defter Alışverişleri
Sınava hazırlanan her zavallı insan gibi benimde kırtasiyeler uğrak yerim olmuştu. Eee kırtasiyeye gidip de defterlere bakmamak olmazdı tabii. Ve güzel bulup, aldığım birkaç not defterini yukarıdaki fotoğraflarda görebilirsiniz. Ayrıca tabi aldığım iki defterde D&R dan alınmış olup, bunlardan bir tanesi Twilight defteri (sonunda kavuştum), bir diğeri de eskitilmiş bir tarzı olan saman kağıdından yapılı bir defter. Eh kim ne derse desin, defterler kitapların kardeşidir.


3. KAV Zamanı - 7
Okuyamasamda elbette duramayıp, aldığım kitaplar oldu (aldıklarım sadece bunlar değil daha sonrada bir-iki kitap alışverişi yaptım onu ayrı yazacağım) ama bu sene hiç kitapçılardan gidip bir kitap almadım -biri belki- ve arkadaşlar, aldığım kitapların hepsini en az % 40, en fazla % 70-75 indirimle aldım ve hepside birinci el, tertemiz. Size başka birgün en sevilen yayınevlerinin kitaplarını en uygun nerede bulabileceğinize dair bir yazı da yazacağım (Pegasus hariç. O yayınevinin uygun fiyata satış yaptığı bir evren yok maalesef) .
Evet aldığım bu kitapların yorumlarını da en kısa sürede sizlerle buluşturacağım :)









4. Batman vs. Superman
Maalesef bu akımdan elim boş döndüm. Ama yine de bu film de yine 'sınav senesine konmaması gerekenler' listesine rahatça girdi. Bir ara dünya nın genel sorusu şu oldu: Batman mi, Superman mi? Ya bunun bende ki cevabı açık: fantastik seven biri olarak elbette Superman -her ne kadar çevremdekiler Batman deyip dursalarda- . Belki bir gün bizim buraya da uçar ve bana der ki: "Hayalperest, buradakiler Batman derken, sen beni savundun. Haydi birlikte Kripton a, çiğköfte yemeye gidelim" ;D



Kitap Tanıtım/Yorum Kitap Tanıtım/Yorum Kitap Tanıtım/Yorum Kitap Tanıtım/Yorum Seri Tanıtım Kitap Tanıtım/Yorum

Hayalperestin İlgili Yazıları :

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...