21 Şubat 2017 Salı

Kitap Tanıtım/Yorum || Rüyalar Gerçek Olsa (Bridgertons # 4) - Julia Quinn

- Öncelikle Buraya Bir Alkış İstiyorum!!! Bu Yazı Blogumun Yayınlanan 100. Yazısı!!! Congratulations Blogumaa ;)) -


Evett bir önceki yazımda da belirttiğim gibi bu seriye üçüncü kitap olan Son Söz Aşkın kitabıyla başlamış sonra ilk kitaba dönmek yerine çok merak ettiğim dördüncü kitapla devam etmiştim. Gayet normal:) Bir önceki kitapta Colin karakteri sık sık evlilikten kaçma amacıyla çıktığı seyahatleriyle olsun, yüzünden hiç düşmediği anlatılan gülüşü olsun veee kız kardeşi Eloise in en yakın arkadaşı (hem de ne arkadaşlık evlere şenlik) olan Penelope nin ona olan platonik aşkıyla olsun benim için Bridgerton erkekleri arasındaki en dikkat çekici olanlardandı hatta belki de bu kitapta da belirtildiği gibi normal biri olmayan Benedict Bridgerton kadar dikkat çekici ve merak uyandırıcıydı. (Bu arada kayıtlara geçsin blogda kurduğum en uzun cümle rekorumu kırdım*_* )

Neyse bu kadar giriş yeter tanıtım ve yoruma geçelim:


Penelope Featherington en yakın arkadaşının ağabeyine âşık olmuştur. Ömrünün yarısını onu uzaktan izleyerek geçiren Penelope, onun hakkındaki her şeyi bildiğini düşünmektedir, ta ki en gizli sırrını öğrenip aslında genç adamı hiç tanımadığının farkına varana dek. Colin Bridgerton tutkuları ve unvanları yüzünden içten içe ağabeylerini kıskanan, Leydi Whistledown'ın Cemiyet Gazetesi'nde ne kadar yakışıklı olduğuna dair yaptığı yorumlar dışında dünya üzerinde kalıcı hiçbir şey bırakamadığından şikâyet eden gözde bir bekârdır. Hayatın sıradanlığından yorgun düşmemek ve annesinin evlilik konusundaki ısrarlarından kurtulmak adına sık sık ülke dışına seyahatler yapmaktadır. Fakat bu kez Londra'ya geri döndüğünde hayatında bir şeylerin değişmiş olduğunu keşfeder - özellikle de Penelope Featherington'un! Penelope'nin de kendine sakladığı bir sırrı vardır. Colin bu sırrı öğrendiğinde bunu bir tehdit olarak mı görecektir, yoksa bu sır ne olursa olsun mutlu sonu etkilemeyecek midir?

Kitap Adı: Rüyalar Gerçek Olsa 
Özgün Adı: Romancing Mister Bridgerton 
Seri Adı: Bridgerton Serisi (#4) 
Kitap Yazarı: Julia Quinn 
Çevirmen Adı: Elif Dinçer 
Sayfa Sayısı: 406 
Yayınevi: Epsilon Yayınları


Yorumum: Kitabın daha başında Penelope nin taaa yıllar önce en yakın arkadaşının abisi Colin e aşık olduğunu öğrendik ki bu da onun yıllar geçtikçe tek değişen şeyin platonik bir kız kurusu olarak (en azında o dönemin İngiltere sinde işler böyleydi) evde kalmasının garantilenmiş olduğuydu. İlk sezonundan (yani bunun anlamı evlenecek yaşa giren kızların damat adaylarıyla dans edip, tanışabileceği balo gibi toplantıların olduğu her yıl düzenlenen bir dönem) itibaren hiç kimsenin alıcı gözüyle bakmadığı (ilk zamanlarda biraz fazla kiloları varmış ve annesinin ona giydirdiği kıyafetler oldukça çirkin turunçgil ve sarılarmış:( ) daha sonralarda ise insanlar tarafından neredeyse görünmez kabul edilen, dans eden çiftleri kenardan izleyen bir kızcağız bu Penelope.



 Ama aslında okurken farkediyorsunuz ne kadar zeki ve kaliteli bir espri anlayışına sahip olduğunu. Maalesef o da biliyor Colin gibi biriyle hiç şansı olmadığını ki üstüne önceki kitabı okuyanlar bilir: Colin Bridgerton adlı dikkatsiz tam da Penelope un olduğu bir ortamda ''Ben asla Penelope ile evlenmem'' diye bağırıp, kızın olan umut kırıntılarını da paramparça ediyor. 

Hoş o da asla böyle bir şeyi bilerek, kötülük olsun diye yapmaz. Hatta en büyük vicdan azabının bu olduğunu söylüyor bu kitapta. Hoş aslına bakarsak tüm Bridgerton erkekleri ve kızları Penelope yi ailedenmiş gibi sevdikleri için muhakkak zor anlarında onun yanında yer almışlar.




Madem adı geçti biraz da ana erkek karakterimiz olan Colin Bridgerton dan bahsedelim. Kendisi elbette ki bir Bridgerton olarak sezonun gözde bekarlarının başında gelen bir gülümsemeyle bile insanları ikna edebilen, herkes tarafından sevilen, en çok kız kardeşi Eloise ile arasında muhteşem atışmalar yaşayan, kör bir adam. (Kör dememin sebebi yıllardır önünde duran Penelope gibi tatlı bir kızı görememesine göndermedir) Her ne kadar ailesini çok sevse de onların, özellikle de annesinin, evlilik konusunda yaptığı baskıdan sıkılıp, sıkılıp yurt dışlarına seyahate giden Colin, hem çok düşünceli hem de çok hınzır bir beyefendi olduğu için okuyucuya kendini anında sevdirebiliyor. 

Kitapta bu seferde karşımıza sürekli çıkan yeni üç karakterimiz var, yeni derken zaten var olan ama bizim pek tanımamış olduğumuz. Bunlardan birincisi: Leydi Danbury. Ya bu kadın deli ve muhteşem kavramlarının birleşip, yaşlı bir kadının bünyesinde birleşmiş hali. Neden bilmiyorum ama bir ara ölmesinden endişelendim bile bu karakterin. Herkesten daha akıllı ve ve daha komikti açıkçası. Bir ara bastonunu benim kafama bile vurabilir gibi geldi :DD Penelope nin içini görebiliyor olması falan kadına hayranlık duymamıza sebep oldu bee:))

Diğer karakter ise en küçük Bridgerton olan 8. kardeş Hyacinth adlı çatlak. Artık bir genç kız olmuştur bu kitapta ve inanın bana bu kızın aşık olma hikayesi okumadan inanamayacağım gibi geliyor. O kadar çatlak ki anne karakteri Violet Bridgerton ı resmen ağlatıyordu. Ama ben yeni üniversiteli olan Gregory i çok merak ediyorum çünkü Hyacinth e göre o, daha fenaymış *-* Hyacinth gerek Eloise ile gerek Colin le gerek de annesiyle olan atışmaları o kadar komikti ki gülmeden edemiyorsunuz. Bence o biraz karakter olarak Colin in kız hali ;)

Ve bahsetmek istediğim sonuncu karakter ise ölmesini isteyebileceğiniz bir karakter olan paragöz Cressida Cowper. Bu kadını sosyeteye kim aldı ki yaa? Penelope nin can düşmanı ve Bridgertonlar  tarafından da pek sevilmeyen bir karakter bu siz o kadarını bilin yeter ;))




Ayy dayanamayacağım iki dakika bir ağır Spoiler vercem ona göre!!!!!

Cressida Cowper adlı kadının gençliği boyunca Penelope ile hep dalga geçmesi ve en sonda da Leydi Whistledown benim diye itiraf etmesi beni çileden çıkardı. Aslında o karakterin başına hiçbir kötülük gelmemesi benim çok sinirimi bozdu diyebilirim:( 

Hazır bahsi geçmişken Leydi Whistledown un bizim sessiz kız Penelope çıkması müthiş bir şeydi ama ben bir önceki kitap bittikten sonra meraktan hemen araştırmıştım ve öğrenmiştim zaten ama yine de son derece heyecanlı geldi bana. Colin in onu kıskanıp takip etmesi (bakın Colin diyorum, kıskandı diyorum, noluyoruz diyorum -bloggerınız burada kafayı yedi-) ve orada onun Leydi Whistledown olduğunu öğrenmesi kalbimin durmasına sebep oluyordu az daha. Yani aşık ben en son o öğrenir sanıyordum. Ama ters köşe olması iyi oldu.

Ayrıca bir önce kitabın sonunda Colin ve Leydi Whistledown dan ayrı ayrı bahsedilerek bitmişti yani düşününce bu da Penelope den şüphelenmemize sebep olmalıydı. Yazarımız çok uyanık ;)
Aaa unutmadan bir de Penelope nin, Colin in gittiği yerler hakkında bilgi sahibi olabilmek için oralarla ilgili kitaplar okuması aşırı tatlı bir davranıştı bence.



Spoiler Bitti Geçiş Serbest :))



Açıkçası bu kitapta ön planda olan duygulardan biri de komediydi diyebiliriz. Eh Penelope komik, Colin aşırı komik, Bridgerton kardeşler çatlak ve Bayan Danbury de muhteşem bir kadın olunca sürekli sürekli gülerken buluyorsunuz kendinizi.

Ama elbette ağlattırdığı kısımlar da vardı ki bunları bize yaşatan Penelope ydi diyebiliriz. Napsın kız Londra gibi bir yerde hem evde kalıp, hem aşık olduğun adamın mükemmel olduğunu düşünüp durman bazen sıkıntı yaratabiliyor işte.

Bu kitapta görüyoruz ki her şeye sevimli yaklaşan Colin karakteri de aslında iç dünyasında buhran yaşayabilen ve konu Penelope olduğunda sinirlenebilen (vuuu seni şanslı kız), ve hayalleri olan bir karaktermiş. Ama bana sorarsanız bu ondan hiçbir şey eksiltmemiş aksine onun romantikliği hoş bile gelmişti.

Olaylar pek beklediğimiz gibi ilerlemiyor ve yazar bizi sürekli şaşırtabiliyor bunun için kendisine olan sevgim bir kat daha arttı. Birde en çok hoşuma giden karakterlerin birbirinden olan farkını, düşünce şekillerinde ki farklılıktan anlayabiliyoruz rahtlıkla. Yani erkekler aynı, kızlar aynı değil. Ya da tüm kitapları bir yazar yazmış demiyoruz gerçekten de cümlelerin arasında ki farklılıktan bile ben Benedict ile Colin arasında ki veya Sophie ile Penelope arasında ki farkı anlayabiliyorum ki bu bence çok önemli ve derine inmeyi isteyen bir şey bu nedenle yazarı buradan alkış yağmuruna tutuyorum :))



Bunlar dışında kitabın içindeyken Colin in ve Danbury nin de yer yer cesaretiyle özgüvenini kazanan Penelope de kızla gurur duymama sebep oldu veeee annesinin Colin le küçük kızının yani -Penelope nin küçük kız kardeşinin- evlenmesi üzerine planlar yapması iğrendirdi diyebilirm. Ama kız kardeşi de tatlı bir kızdı çok desteği oldu. Ve ben buralarda çok heyecanlandım ve eğlendim diyebilirim.



Kitapla ilgili son olarak bende yarattığı ufak bir hayal kırıklığından bahsedeyim: sonuna kadar beklesem de aksiyon namına en ufak bişi olmadı yani ne zaman bir sorun çıksa Colin halletti ve adrenalin konusunda yetersiz kaldı roman ki bu genelde historical da sevdiğim bir özelliktir. Ama yine de roman oldukça akıcıydı ve bir hayal kırıklığı da Benedict i görememekti o benim sonuna kadar beklediğim bir karakterdi ama kavuşamadık :((

Yine de yazarımız sanki benim için bir iyilik yapmış ve bol bol onunla ilgili bir şeyler duymamızı sağlanmış, ve kızlar iyi dinleyin Bendict ten son haberler: Benedict artık profesyonel bir ressam ve iki resmi Ulusal Galeri de sergileniyor *o* (YAKIŞIR)

Elbette kitabın sonundan da bahsedeceğim ben sonda çok duygulandım sizinde öyle olduğunuzu veya olacağınızı düşünüyorum, gerçekten de farklı ama çok güzel bitirdi yazar kitabı. Hem Colin in en büyük derdi olan kardeşlerimin aksine beni farklı kılan bi şey yok derdine çözüm bulundu hem de yeni kapılar açıldı, benden söylemesi.


ŞİMDİ DE SONU İLE İLGİLİ SPOİLER VERCEM ONA GÖRE!!!



En son Penelope nin gizli kimliğini açıklayanın Colin olması neden bilmiyorum ama içime doğmuştu. Ama orada aynı zamanda ilanı aşk etmesi ve haberi öğrendikten sonra önce Danbury nin sonra Anthony ve Simon un derken herkesin alkışlaması aşşşırrıı duygusaldı. Henüz tanımasam da Anthony i şimdiden çok sevdim. Yine tanımasam da Daphne ve kocası Simon u çok sevdim. Onları da en kısa zamanda okumaya başlayacağım.

Zamanda bir yıl ileri alıp da Penelope nin 8 aylık hamile olduğunu öğrenince ve Colin nin de seyahat günlüklerinin kitaba dönüşmesi falan tam bir mutlu sondu. Ayrıca Penelope nin de yeni bir aşk romanı yazmaya başlaması müthişti (Adı da Kız Kurusu ne ironi ama). Ay bunlar ailecek yazar olacaklar galiba:)) Hem bişi söyliim mi yeri gelmişken, Penelope nin Colin in günlüğünü gizlice okuması ve sonrasında çook beğenmesi olayları da çok güzeldi yaa. Ay aklıma gelmişken Colin evlenme teklifi edince Penelope nin yere yapışmasına o kadar çok güldüm ki.

Hatta madem komik yerlerdeyiz bir başka şey de Colin in yedi yirmi dört olan açlığıydı ayy doymadı oğlan bir türlü. Vee deee Colin in aşık olup olmadığını anlama çabaları çok komikti. Ama napsın zannediyor ki herkes Benedict gibi bir anda aşık oluyor :D Bu çocuk yavaş yavaş farkına varıyor da aşık oluyor.





!!!Son İle İlgili Spoi Bitti!!!


 Evett kitapla ilgili diyeceklerim bu kadardı ama yine seri ile ilgili söylemem gerekenler var ama bu son söz veriyorum :))  
Yazar genel olarak kitapta yan karakter olarak kimden bahsediyorsa, bunun anlamı bir sonraki kitaba bize ipuçları veriyordur bundan eminim. Bu kitapta benim hep Twilight ın Alice Cullen ına benzettiğim eğlenceli ve meraklı hatta çocuksu bir coşkusu ve şımarıklığı olan Eloise in bizden sakladığı bazı sırları olduğunu gördük. Ve bilindiği üzere bir sonraki kitap Eloise hakkında bakalım o mektuplar nereye gidiyormuş ;)



Ayrıca şu Bridgerton kardeşler arasındaki şamata ve bağı bir ben mi kıskanıyorum yaa:)) Müthişler ve gerçekten de okuması çok eğlenceli oluyor Bayan Bridgerton a hakkını vermek gerek 8 çocuğunu da çok güzel büyütmüş:)) Ve seri de en sevdiğim özellik kesinlikle hangi kitaptan okumaya başlarsan başla sorun olmuyor
, adapte oluyorsun.


Evet bu kitabın da inciğini cıncığını çıkardığıma göre bu akşam rahat uyuyabilirim diyor ve puanımı veriyorum :))

Puanım: 8/10









Bugün de hayatınızda bol bol hayaller ve kitaplar olması dileğiyle...


!!!Bu yazıyı "Bir Hayalperestin Kütüphanesi" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, iznim olmadan alınmış, ÇALINMIŞTIR!!!

3 yorum:

  1. oleeey kutlarıım bi de baksana julia queen hiç okumadım neyden başlayım okumaya :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler canım:)) Valla bence okuyacaksan bu seri ile başla. Ama şahsen ben bu seriye üçüncü kitap ile başlamıştım ve sonradan öğrendim ki genelde seriyi okuyanların da favorisinin bu kitap olduğunu öğrendim adı: Son Söz Aşkın hatta yorumladığım kitaplar listesinde bulabilirsin kendisini:))

      Sil

- Arkadaşlar yorumsuz bırakmayın; ama kaba ve rahatsız edici kelimeler ve konularda da yorum yazmayın !
-Yorumlarınıza en kısa zamanda hep cevap vermeye çalışacağım :)

Kitap Tanıtım/Yorum Kitap Tanıtım/Yorum Kitap Tanıtım/Yorum Kitap Tanıtım/Yorum Seri Tanıtım Kitap Tanıtım/Yorum

Hayalperestin İlgili Yazıları :

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...